Saç Neden Dökülür Hakkında Ansiklopedik Bilgi
Günde 100 kadar saç telinin dökülmesinin normal olduğunu belirten
uzmanlar, eğer aşırı miktarda saç kaybı ve saçlarda gözle görülen
incelme oluşursa, en kısa zamanda doktora başvurulması gerektiğini
bildiriyor. Saç dökülmesini durdurmanın en etkili yolu, saçta
meydana gelen değişiklikleri erken farkedip, bir an evvel tedaviye
başlamaktan geçer.
Ancak, saç dökülmesinin nedeni bulunmadan doğru bir tedavi şekli
uygulanamaz. Bu nedenle aşırı saç dökülmesi, saç köklerinde zayıflık
ve saç tellerinde incelme şikayetleri bulunanların, deri
hastalıkları uzman hekimlerine başvurmaları gerekir. Uzmanların
verdikleri bilgiye göre, sağlıklı bir insanda saçların yaklaşık
yüzde 90'ı sürekli uzama halindedir. Bu büyüme evresi 2-6 yıl kadar
sürebilir. Geriye kalan yüzde 10'luk kısım ise, 2-3 ay kadar süren
dinlenme evresinde bekler. Bu dinlenme evresi sonucunda saçlar
dökülür, dökülen saç köklerinden yeni saçlar büyümeye başlar ve
döngü bu şekilde devam eder. Saç dökülmelerinin çoğu da işte bu
normal saç büyüme döngüsünden kaynaklanır. Günde 50-100 adet saç
telinin dökülmesi ise normal sınırlar içerisinde kabul edilir. Saç
dökülmesinin nedenlerini bilmek hem bilinçli davranarak baştan bazı
tedbirler almanızı sağlayacak, hem de bir sorun yaşadığınızda doğru
tedavi şekli konusunda sizi yönlendirecektir. İşte sizi bu önemli
sorundan kurtaracak saç dökülmesinin başlıca nedenleri.
Yanlış saç bakımı
ve kozmetik ürün kullanımı: Uzmanlara
göre; boya, renk açma, düzleştirme veya perma gibi yöntemler, uygun
koşullarda yapılmazsa saça zarar verebiliyor. Bu yöntemlerin sık sık
veya aynı anda uygulanması da saçı zayıflatıp kırılmasına neden
olabiliyor. Saçı çeken atkuyruğu, örgü, sıkı lastiklerle toplama
gibi saç şekillerinin de sıklıkla uygulanmaması gerekiyor. Çünkü saç
diplerine etki eden sabit çekme kuvveti saç kaybına neden
olabiliyor. Sık sık yıkamak, taramak ve fırçalamak ise saçı
kırabiliyor.
FIRÇA YERİNE GENİŞ AĞIZLI VE DÜZ UÇLU TARAKLAR
KULLANILMALI
Şampuandan sonra krem kullanmak saç taranmasını kolaylaştırıyor.
Islakken daha kırılgan olduğu için, saçı havlu ile ovalayarak
kurutmaya çalışmaktan kaçınmak gerekiyor. Uzmanlar,saçın kırılarak
dökülmesini önlemek için fırça yerine geniş ağızlı ve düz uçlu
tarakların tercih edilmesi gerektiğini bildiriyor.
Genetik Saç Kaybı (Erkek Tipi Saç
Dökülmesi): Saç
dökülmelerinin en sık rastlanan sebebinin genetik özellik olduğunu
bildiren uzmanlar, bu kalıtıma sahip olan kadınlarda da saçlarda
azalma görüldüğünü, ancak kellik oluşmadığını belirtiyor. Bu duruma 'erkek
tipi kellik' deniyor
ve 10-20-30'lu yaşlarda başlayabiliyor. Son zamanlarda yeni tıbbi
tedavi seçenekleri sunulmasına rağmen kalıcı bir düzelme sağlamanın
saç transplantasyonu (saç ekimi) dışında henüz mümkün olmadığını
ifade eden uzmanlar, hasta için uygun olacak yöntemin doktor
tarafından seçilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Alopesi Areata: Bu
tip saç dökülmesi sonucunda kafaderisinde düzgün yüzeyli, para
büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama tarzı alanlar oluşuyor.
Nadiren tüm saç ve vücut kıllarında kayıp oluşabiliyor. Her yaşta
görülebilen bu tip saç dökülmesini yapan neden bilinmemekle
birlikte, birçok hastada saçlar daha sonra kendiliğinden büyüyor.
Doğum sonrası: Gebe
bayanlarda saçların büyük bir kısmının büyüme halinde olduğunu ifade
eden uzmanlar, doğum sonrasında saçların, saç büyüme döngüsünün
dinlenme fazına geçtiklerini, 2-3 ay içerisinde aşırı miktarda
döküldüklerini, bu sürecin 1-6 ay kadar sürebildiğini ve çoğunlukla
yeniden büyüyerek eski miktarlarına ulaştıklarını bildiriyor.
Yüksek ateş, ağır enfeksiyon ve soğuk
algınlığı: Hastalıkların,
saçların dinlenme evresine girmesine neden olabildiğini belirten
uzmanlar, yüksek ateş ve ağır bir hastalıktan 4 hafta ila 3 ay sonra
yoğun bir saç kaybı gelişebileceğini, ancak zamanla saçların eski
halini alacağını bildiriyor.
Tiroid hastalıkları: Fazla
veya az çalışan tiroid bezinin saç kaybına neden olabildiğini
belirten uzmanlar, hastalığın tedavisiyle saç kayıplarının da
giderilebileceğini bildiriyor.
Eksik protein içerikli beslenme: Proteinden
fakir diyetler yapan veya anormal beslenme alışkanlığına sahip
kimselerde protein eksikliği oluşuyor ve vücut proteini muhafaza
etmek için saçları dinlenme evresine sokuyor. Bundan 2-3 ay sonra da
yoğun bir saç kaybı oluşuyor. Uzmanlar, bu durumun yeterli miktarda
protein alınımıyla düzelebileceğini belirtiyor.
Kimi İlaçlar: Uzmanlara
göre, kullanılan bazı ilaçlar geçici bir süre saç dökülmesine neden
olabiliyor.
Kanser tedavileri: Bazı
kanser tedavilerinin saç hücrelerinin bölünmesini durdurabildiğini
belirten uzmanlar, hastaların saçlarının yüzde 90'ını
kaybedebileceklerini, ancak terapi sona erdikten sonra saçların
tekrar büyüme göstereceklerini ve eski hallerine döneceklerini
bildiriyor.
Doğum kontrol hapları: Doğum
kontrol hapı kullanan bir bayanda saç dökülmesinin ancak kalıtsal
yatkınlıkla oluşabileceğine işaret eden uzmanlar, dökülme
gerçekleşirse hapların doktor kontrolünde değiştirilmeleri
gerektiğini belirtiyor.
Demir eksikliği: Demir
eksikliğinin de saç dökülmesine neden olduğuna işaret eden uzmanlar,
bazı kişilerin demiri besinsel olarak eksik aldıklarını, bazılarında
ise demirin bağırsaklardan emiliminin yetersiz olduğunu belirtiyor.
Bayanlarda adet kanamaları nedeniyle demir eksikliğinin daha sık
görüldüğünü bildiren uzmanlar, bu durumun mutlaka tedavi edilmesi
gerektiğini belirtiyor.
Büyük cerrahi girişimler ve kronik
hastalıklar: Büyük
cerrahi operasyon geçiren hastaların 1-3 ay içinde aşırı bir saç
dökülmesi fark edebileceklerini belirten uzmanlar, bu durumun birkaç
ay içinde geçebileceğini, ağır kronik hastalığı olan kişilerde ise
saç kaybının ömür boyu devam edeceğini bildiriyor.
Mantar hastalıkları: Küçük
yamalar halinde kabuklanmalarla başlayıp yayılabilen, saçlarda
kırılma, saçlı deride kızarıklık ve şişlik, hatta sızıntıya neden
olabilen mantar hastalığının çocuklarda daha sık görüldüğünü
belirten uzmanlar, hastalığın mutlaka ilaçla tedavi edilmesi
gerektiğini bildiriyor.
Saç koparma hastalığı (Trikotilomani): Çocuklar
ve bazen erişkinler, saç, kaş veya kirpiklerini koparıncaya kadar
çekebiliyor ve bunu bir alışkanlık haline getiriyor. Uzmanlar, böyle
durumlarda psikolojik yardım alınmasını öneriyor.

