-
ALFABETİK SIRALAMA -
|
Absorbsiyon
: Bir
maddenin enerjiyi veya diğer bir maddeyi emebilme, soğurma
yeteneğidir.
Açık dolaşım
sistemi : Hemen
hemen tüm eklem bacaklılarda ve yumuşakçalarda bulunan,
arter ve kan boşluğundan oluşmuş dolaşım sistemi.
Adenin : Nükleik
asitlerin yapılarında bulunan azotlu bir pürin bazıdır.Adenin
yapısına katıldığı bazı moleküller ; ATP, ADP, AMP, NAD,
NADP vs.
Adenovirüsler
: Çift
zincirli DNA molekülüne sahip virüslere denir.Boyutları 70 -
80 nm olup hayvanlarda bazı tümörlere neden olur.
ADH : Metabolik
faaliyetler sonucunda oluşan alkolleri, keton ve aldehit
gruplarına çeviren enzimlerden birisi.
Aerob
organizma : Ancak
oksijen varlığında yaşayabilen organizmalara denir (tam
tersi "Anaerob").
Alel gen : Bir
geninin iki veya daha fazla alternatif formlarından birisi.
Anfetamin : Merkezi
sinir sisteminde güçlü bir uyarıcı etkisin olan uyuşturucu
madde.
Atriyum : Kalbin
önde bulunan iki odası (kulakçık).
ATP : Canlılarda
enerji ihtiyacı için kullanılan ve parçalandığında 7000 kal.
ısı açığa çıkaran biyokimyasal bir molekül.
Bakteriyofaj : Bakterileri
enfekte ederek ölümlerine neden olabilen virüslere verilen
genel ad.
Balzam : genellikle
odunsu bitkilerden elde edilen reçine ve bu reçinelerden
yapılan ilaç.
Besi doku : Bir
tohumun çimlenip ilk yapraklarını verinceye kadar geçen
sürede besin ihtiyacını karşılayan doku.
Bipolar : İki
uçlu veya iki kutuplu olma durumu.
Birim zar Elektron
mikroskobunda arası açık renk iki koyu çizgi halinde görülen
iki protein tabakası halinde bulunan lipit tabakasından
oluştuğu varsayılan yapı.
Bivalent : Sentromeri
henüz bağlı iki homolog kromozomun kardeş kromatitler
oluşturmak üzere kendilerini eşlemesi sonucu oluşan grup.
Biyosfer : Canlı
organizmaların birbirleriyle ilişkilerinin sürdüğü kayaç, su
ve hava katmanlarından oluşan yeryüzü örtüsü.
Blastula : Bir
zigotun bölünerek 8 hücreli bir hücre topluluğuna dönüşmüş
haline denir.
Biyotik
potansiyel : Bir
populasyonda ölümlerin en az, çoğalmaların en yüksek düzeyde
olması sonucu populasyonun en çok artma oranı.
C Vitamini : Meyve
ve sebzelerde bulunan, eksikliğinde bağ dokusunda
zayıflamara yol açan bir vitamin türü.
Cıvık mantarlar : Hem
bitkisel hemde hayvansal özellik gösteren, gövdeleri ya tek
yada çok çekirdek içeren, uygun olmayan şartlarda "
Sklerotyum " adı verilen bir kist oluşturan canlılar.
Cins : Canlıların
sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup, türleri
içerisine alan taksonomik bir gruptur.Örneğin köpek (Canis),
meşe (Quercus) gibi.
Karbon ucu : Polipeptid
zincirinin (protein)serbest COO (-) grubunu kapsayan ucu.
D - amino asit
: Bakteri
hücre duvarlarının polipeptidlerinde bulunan, proteinlerde
bulunmayan amino asit.
Dalak : Omurgalı
hayvanlarda lenfositlerin farklılaştığı ve alyuvarların
parçalandığı, kan damarlarının bol olduğu lenfoid
organlardan biri.
Deaminasyon : Bir
molekülden amino grubunun çıkarılması işlemi.
Delesyon : Bir
tip kromozom mutasyonu sonucunda DNA daki bir bazın yada
bazların yok olması hali.
Dentin : Kollagen
ve kalsiyum tuzlarından yapılmış omurgalı hayvanların
dişinin içteki sert kısımı.
Difüzyon : Bir
ortamda bulunan moleküllerin çok yoğun ortamdan az yoğun
ortama doğru serbest hareketine denir.
Dimorfizm : Bir
türün iki farklı forma sahip olma durumu.
Dominant : DNA
üzerinde alel genler arasındaki baskınlık.
Duyu siniri : Dış
yada iç reseptör organlardan yada duyu alıcılarından alınan
uyartıları sinir merkezine ileten sinirler.
Düz kas : İç
organların hareketini sağlayan ve istemsiz çalışan, demetler
alinde, uzun, iğ biçimli, tek çekirdekli kas hücrelerinin
bağ dokusu içerisinde meydana getirdiği kas tipi.
Ektoderm : Bir
organın veya derinin en dış örtüsü.
Eksositoz : Tek
hücreli bir ökaryot canlının artık maddelerini boğum yaparak
hücre dışarısına atma işlemi.
Endoderm : Bir
organın veya derinin en dış örtüsü.
Endositoz : Tek
hücreli bir ökaryotun besin maddelerini boğum yaparak hücre
içerisine alma işlemi.
Enzim : Organizmanın
metabolik faaliyetlerini yürüten katalizör molekül
(protein).
Enfeksiyon : Bakteri,
virüs, mantar yada protozoonların organizmaya girmesi
durumu.
Erozyon : Ekolojik
faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu
yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması.
Eritrosit : Yapısında
oksijen bağlama yeteneği olan hemoglobini bulunduran kan
hücresi (alyuvar).
Eşik sinyali : Bir
sinir hücresinde uyarının zarda değişiklik yapması için
gereken minimum potansiyel farkı.
Fagositoz : Bazı
tek hücrelilerde sitoplazma içerisine uzanan tüpsü yapı.
Fauna : Bir
ülke, bölge, özel bir çevre yada devreye has tüm canlılar.
Fenoloji : Çiçek
açma, üreme, göç gibi iklime ve çevre koşullarına bağlı,
periyodik biyolojik olayların incelenmesi ve kaydı.
Filotaksis : Gövde
ekseni üzerinde yaprakların diziliş şekli.
Fosforilasyon : Bir
moleküle forfor bağlanması için yürütülen biyokimyasal
reaksiyonlar.
Folikül : Küçük
kese şeklindeki yapılara verilen genel ad.
Fosfoprotein : Protein
sentezlendikten o proteine proteinkinazlarla fosfor eklenmiş
hali.
Fotoreseptör : Göze
gelen fotonların çarptığı ve zarında elektriksel bir uyarı
meydana getirdiği özelleşmiş sinir hücresi.
Fosfataz : Bir
molekülden su kullanraka fosfat grubunu ayıran enzim.
Fruktoz : Genellikle
meyvalarda bulunan ve yapısında 6 karbon atomu içeren bir
çeşit şeker molekülü.
Galaktoz : Altı
karbonlu bir tür şeker (aldoz şekeri).
Gamet : Dişi
veya erkek üreme hücrelerine verilen genel ad.
Gastrin : Mide
suyunun salgılanmasını uyaran ve mideden salgılanan bir
peptit hormonu.
Gastrula : Embriyonun
blastuladan sonra oluşan, hücreleri içeri çökmesiyle ilk
bağırsak boşluğunu meydana getiren erken embriyonik safha.
Genom : Bir
organizmanın sahip olduğu genetik şifrelerin tamamı.
Glikojen : Glikoz
moleküllerinin yan yana gelmesiyle oluşan dallı polisakkarit
zinciri (gereğinde parçalanarak Glikoz - 1 - fosfat ' a
dönüştürülür).
Glikolipit : Genellikle
hücre zarlarında bulunan, lipitlerin şeker moleküllerine
kovalent bağlarla bağlanması ile meydana gelen bileşik
lipit.
GTP : Hücre
içerisinde meydana gelen bazı biyokimyasal reaksiyonlarda
enerji için kullanılan bir tür molekül (Guanozin tri
fosfat).
Guanin : DNA
ve RNA nın yapısına katılan bir pürün bazı.
Habitus : Bir
bitki yada hayvanın genel görünüşü.
Haploit : Tek
bir kromozom takımı kapsayan hücre yada organizma (Örneğin
insan gametlerinde bulunan toplam 23 adet kromozom bir
haploit oluşturur).
Heksoz : Altı
karbonlu monosakkarit.
Herbivor : Otlarla
beslenen hayvanlara verilen genel ad.
Helikaz : DNA
nın kopyalanması sırasında DNA nın helik zincirini fermuar
gibi açan enzim.
Hemoglobin : Eritrositlerin
içerisinde bulunan, yapısında demir atomu bulunduran ve
oksijen bağlayabilen bir tür molekül.
Hepatit B : Kan
yoluyla bulaşan ve karaciğer rahatsızlıklarına yol açan bir
tür virüs.
Heterojen : Değişik
karakterlere yada yapılara sahip olan.
Hidroliz : Bir
molekülün kovalent bağlarının su ile parçalanarak ayrılan
kısımların birine H diğerine OH grubunun eklenmesi.
Hipotonik : İzotonik
sıvıdan daha düşük osmotik basınca sahip olan sıvı.
İçgüdü : Organizmayı
o türe özgü olan bir amaca sürükleyen hareket eğilimi
(Örneğin örümceğin ağ örmesi gibi)
İnvitro : Hücelerin,
dokuların, organların ait oldukları organizmaların dışında
yapay ortamlar içinde yetiştirilmeleri veya bulunmaları.
İnvivo : Ait
olduğu hücre veya organizma içerisinde yapılan deney.
İmmünoloji : Organizmanın
hastalıklara karşı direnç gösteren bağışıklık sistemini
inceleyen bilim dalı.
IAA : Bitkilerde
büyümeyi teşvik eden bir çeşit hormon.Uzun adı " İndol
asetik asit ".
İnsülin : Pankreasın
Langerhans adacıklarında salgılanan ve kanda şeker oranını
ayarlayan, birçok hücre için büyüme faktörü olarak görev
yapan, 21 ve 30 amino asitlik iki polipeptis zincirinden
oluşan protein yapısındaki hormon.
İyon pompası : Hücre
zarında bulunan ve iyon akışını düzenleyen kompleks protein
molekülü.
İzotonik : Hücrenin
iç ve dış ortamının zynı osmotik basınca sahip olma durumu.
İzomeraz : Molekül
içerisinde atomların yerlerini değiştiren enzim.
Jel : Kolloit
sıvıların yada sollerin pıhtılaşması ile oluşan pelte
koyuluğunda madde.
Jel elektroforez
tekniği : Aynı
elektrik yüklü moleküllerin jel matriks içerisinde
büyüklüklerine göre ayrılması tekniği.
Jelatin : Açık
sarı, suda çözünebilen ve hayvanlardan elde edilen pelte
kıvamında, suda kaynatıldığı zaman çözünen, oda sıcaklığında
katı hale geçen bir protein.
Kafein : Kahve
taneleri ve çay yapraklarında bulunan, merkezi sinir sistemi
üzerinde uyarıcı etkisi olan, fosfodiesteraz aktivitesini
engelleyen bir pürin alkaloit.
Kalaza : Kuş
yumurtalarında vitellusu (yumurta sarısı) karşılıklı iki
taraftan zara bağlayan iki sarmal banttan her biri.
Kalsitonin : Tiroid
bezi tarafından salgılanan, kemiklerde kalsiyum
depolanmasını hızlandıran bir hormon.
Kalıtım : Canlının
genetik şifresinin kendisinden sonra gelen nesle/yavrulara
aktarılması.
Kanser : Organizmada
meydana gelen ve hücreleri kontrolsüz büyüyen kötü huylu
tümörlere verilen genel ad.
Kapsit : Virüslerin
nükleik asitinin dışında bulunan, bazı virüslerde tek tip,
diğerlerinde birkaç tip proteinden oluşan protein kılıf.
Kromozom : Hücrenin
bölünme aşamasında görülen, iğ ipliklerinin kısalıp dönümler
yaparak meydana getirdiği yapılar.
Kloforil : Bitki
hücrelerinde " Kloroplast " adı verilen bir pigmentin
içerisinde bulunan ve ışık enerjisini absorbe ederek
kimyasal enerji halinde depolayan bir tür molekül.
Koenzim : Bir
enzimi aktif hale getiren, enzimin protein olmayan bileşeni.
Laktoz : Sütte
bulunan ve sütün buharlaşmasıyla kristal halde toplanan bir
disakkarit.Süt şekeri.
Larva : Ergin
karakterlerini kazanmadan önceki genç hayvan.
Lenfatik sistem : Omurgalılarda
vücuda yayılmış, kan dolaşım sisteminin uçlarına bağlı ince
kılcal ağ.
Leptoten : Mayoz
bölünme profazında görülen ve kromatin maddesinin ince
iplikler halinde ortaya çıktığı erken evre.
Liyaz : Bir
molekülün parçalanmasını yada bir grubun molekülden
uzaklaştırılmasını sağlayan enzimler.
Lokus : Bir
genin kromozom üzerinde bulunduğu bölgeye verilen ad.
Lösemi : Beyaz
kan hücrelerinde görülen kanserlerin genel adı.
Lökoplast : Bitki
hücrelerinde yada bazı kamçılı tek hücrelilerde bulunan
renksiz plastitler.
Lusiferin : Derin
deniz balıkları, sölenterler, ateş böceği gibi
organizmalarda enzimle okside olunca ışık veren bir tür
madde.
Makrofaj : Kan
dokusundaki monositlerden farklılaşarak oluşan, bağ
dokusunda makrofaj, akciğerlerde alveolar makrofaj, merkezi
sinir sisteminde mikroglia ve kemik dokusundaki
osteoklastlarla aynı olduğu düşünülen, mikroorganizmaları
fagosite edip yok eden bağ dokusu hücresi.
Mantar : Mikroskopik
yada makroskopik olan parazit, saprfit yada simbiyoz olarak
yaşayan, klorofilsiz, zehirli yada zehirsiz olan canlı yapı.
Maya : Ekmek
mayalanmasında kullanılan canlı yada ölü, tek hücreli mantar
yada bakteriler.
Megaspor : Bazı
deniz bitkilerinin üreme bölgelerinde meydana gelen, büyük
sporlara verilen genel ad.Sporangiyum.
Mikrosapor : Bazı
deniz bitkilerinde erkek üreme bölgeleri tarafından üretilen
küçük eşey hücreleri.Mikrospor.
Mikrovillus : Silindirik
yada kübik epitel (örtü) hücrelerinin üst yüzeylerinde emme
yüzeyini genişletmek için hücrenin sitoplazmasından dışarı
doğru yaptığı uzantılardır.
Misel : Yağ
moleküllerinini, çözünmediği bir sıvı madde içerisine
bırakıldığı zaman oluşturduğu küçük partiküller.
Monomer : Organik
molekülleri oluşturan birim yapıların her biri.
Mutualizm : İki
canlının birbirlerinden faydalanarak birlikte yaşamaları.
Mutant : DNA
sında değişiklik (mutasyon) meydana gelmiş olan canlı.
Nefron : Böbreğin
yapı ve görev bakımından birimi olup malphigi cisimciği,
dalgalı kanallar ve Henle ilmiğinden oluşur.
Nekroz : Hücrelerin
ve dokuların ölmesi durumu.
Nikotin : Bir
nörotransmitter olan asetilkolinin faaliyetini engellediği
için zehirli olan ve tütünden elde edilen bir alkaloyid.
Nişasta : Bitkilerde
depo maddesi olarak meydana getirilen polisakkarit
(C6-H10-O5).
Nöron : Birçok
dentrit ve uzun bir aksondan oluşan sinir hücresi.
Nükleotid : İki
şeker, bir pürin ve bir pürimidin bazından oluşan tek bir
DNA sırası.
Nükleaz : Nükleik
asitleri kısa oligonükleotit parçalarına yada tek nükleotide
hidrolize eden enzimler grubu.
Nörogenez : Gelişme
sırasında sinir sisteminin gelişme safhası.
Nokta mutasyonu : DNA
kopyalanması sırasında bir baz çiftinde meydana gelen
değişiklik.
Nimfa : Yarı
başkalaşım gösteren böceklerde, dış görünüşü ergine
benzeyen, fakat eşey organları ve kanatları tam olarak
gelişmemiş evre.
Oosit : Dişi
eşey organında eşey hücrelerinin oluşması sırasında
oogonyumdan değişen ve iki mayoz bölünmesi geçirecek olan
hücre.
Oospor : Oomiset
mantarlarda, alglerde ve protozoonlarda döllenmiş oosferde
gelişen kalın duvarlı zigot.
Oksotrof : Ana
ve babanın genlerinde bulunmasına karşın kendi büyümesi için
gerekli molekülü sentezleyemeyen mutant mikroorganizma.
Oksinler : Bitki
organizmalarında bulunan ve büyümeyi sağlayan hormonlara
verilen genel ad.
Omurilik : Omurga
içerisinden geçen sinirsel doku.
Oogami : Genellikle
büyük hareketsiz dişi gamet ile küçük ve hareketli erkek
gametin birleşmesi.
Operatör gen : Bakteri
yada virüs genomunda repressör (baskılayıcı) proteini
bağlayan ve yanındaki genin transkripsiyonunu kontrol eden
gen.
Organik madde : Doğal
olarak bulunmayıp canlı organizmalar tarafından senezlenen
maddeler.
Ototrof : Kendi
besinini kendi karşılayabilen canlılar (Örneğin bitkiler).
Paleontoloji : Fosilleri
inceleyen, yaşları ve anatomik yapıları hakkında fikir
yürüten bilim dalı.
Pankreas : Genel
olarak midenin sol yanında yer alan, hem iç salgı hemde dış
salgı ile görevli olan karma bez.
Paratroit hormon
: Paratroit
bezinden salgılanan, kalsiyumun bağırsaktan emilimini,
böbreklerden atılmasını, kemiklerden serbest hale
geçirilmesini ve hücreler arasındaki kalsiyum iyon
konsantrasyonunu kontrol eden hormon.
Patoloji : Hastalıklarla
uğraşan bilim dalı.
Penisilin : "
Penicillium notatum " isimli bir mantar tarafından üretilen
ve bakteri hücre duvarının sentezini engelleyen bir
antibiyotik.
Periderm : Ağacın
kabuk kısmı.birçok gövde ve köklerde ikinci büyüme ile
epidermisin yerini alan doku.
perikarp : Kalbin
en dış örtüsüne verilen ad.
Proteoliz : Proteinlerin
amino asitlerine kadar parçalanması işlemi.
Protozoon : Tek
hücreli canlılara genel olarak verilen ad (örneğin algler,
mantarlar, bakteriler vs.) Pseudopod
: Bazı
tek hücrelilerin hareket etmek veya besin almak amacıyla
sitoplazmasının dışarıya doğru oluşturduğu uzantılardır.
Radyoekoloji : Radyason
ve ekolojik sistem arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı.
Radyobiyoloji : Radyasonun
canlılar üzerine nasıl etki ettiğini inceleyen bilim dalı.
Refleks : Bir
uyartıya verilen ani cevap.Alınan uyartı sonucunda meydana
gelen impulsa, beyne iletilmeksizin verilen cevap.
Reçine : Çam,
elma, erik gibi bazı odunlu bitkilerin salgıladıkları katı
yada yarı akışkan, yarı saydam, suda çözünmeyen salgı
maddeleri.
Replikasyon : DNA
nın çözülerek ortamdaki serbest bazları kullanıp kendinin
bir kopyasını çıkarması işlemi.
Replikon : DNA
molekülünde bir kopyalama kökeni kapsayan ve peş peşe
kopyalanan nükleotit dizilerinden oluşan uzunluk.
Resesif : Bir
genin kendini fenotipte gösterememesi durumu.Çekinik gen.
Ribozim : Ortamda
herhangi bir protein bulunmadığı zaman enzim özelliği
gösteren saf RNA.
RNA polimeraz : DNA
dan RNA sentezini gerçekleştiren enzim.
Rodopsin : Göz
organında bulunan ve fotonun ilk olarak çarptığı bir çeşit
protein.
Safra tuzları
: Safra
kesesinden ince bağırsağa salgılanan ve yağların misellere
(küçük partiküller) dönüşümünü sağlayan biyokimyasal
maddeler.
Sekretin : Sindirim
sırasında onikiparmak bağırsağı tarafından meydana getirilen
ve pankreas sindirim enzimleri salgılamak üzere uyaran bir
polipeptid hormonu.
Selüloz : Bitki
hücrelerinin çeperlerinde bulunan ve oldukça sağlam bir
yapıya sahip olan polisakkarit molekülerinden oluşan madde.
Sentriyol : Hücre
bölüneceği zaman kutuplara göç eden, iğ ipliklerinin
yapımında rol oynayan organellerdir.
Serebral : Beyin
organıyla ilgili yapı.Beyine bağlı.
Serum : Kanın
pıhtılaşmasından sonra ayrılan sıvı kısım.
Sesil : Bir
organizmanın sap, gövde ve pedisel gibi yapıları olmaksızın
doğrudan bir yere oturması (Örneğin deniz tabanına
oturması).
Sil : Bazı
tek hücrelilerde hareti sağlayan, yine bazı organizmaların
akciğer borularında senkronize hareket ederek toz vb.
partikülleri akciğerden uzaklaştıran kamçı benzeri yapı.
Sessiz mutasyon : Meydana
geldiği gen üzerinde, daha sonra bugen tarafından üretilecek
proteinin fonksiyonunu değiştirmeyen mutasyonlardır (etkisiz
mutasyon).
Sinüs : Organların
yada dokuların arasındaki boşluk yada her hangi bir açıklık.
Sölom : Hayvanlarda
bir epitel (sölom epiteli) ile astarlanmış olan vücut
boşluğuna verilen ad.
Transdüksiyon
: Bir
mikroorganizmadan bir diğerine virüs veya bakteriyofajlar
aracılığıyla gen aktarılması olayı.
Translokasyon : Kromozomun
bir parçasının kopup başka bir kromozoma eklenmesi şeklinde
olan kromozom mutasyonu.
Termofil : Yüksek
sıcaklıklarda yaşayabilen mikroorganizmalara verilen genel
ad (termofil = ısıyı seven).
Tubul : Hücre
içerisinde veya doku içerisindeki tüpsü yapılara verilen
genel ad.
Terminatör gen : RNA
polimerazın transkripsiyonu durdurmasına neden olan DNA
dizisi.
tRNA : Protein
sentezi sırasında (translasyon) amino asitleri ribozoma
taşıyan özel bir RNA çeşidi.
Taksonomi : Canlıların
sınıflandırılması ve bu sınıflandırmada kullanılan kural ve
prensipler.
Takım : Canlıların
sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasındak
bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana
getirdiği taksonomik birlik.Ordo.
Timpanum : Orta
kulağı oluşturan davul şeklindeki boşluk.Aynı zamanda
böceklerin işitme organı, timpanal organ.
Timin : DNA
yapısına katılan fakat RNA yapısına katılmayan bir primidin
bazı.
Urasil : Yanlızca
RNA yapısına katılan baz.
Uç meristem : Bitkilerin
kök ve gövdelerinin en uçlarında bulunan, sürekli bölünerek
bitkinin büyümesini sağlayan doku.Meristem dokusu.
Unipolar : Tek
kutuplu olma durumu.Bazı sinir hücreleri yanlız tek bir
uzantıya sahip olabilir (unipolar sinir hücresi).
Üre : Memeli
ve diğer hayvanlarda amino asitlerin yıkımı ile oluşan son
ürün.
Varyasyon : Bazı
karakterler bakımından farklı olma, orta durumdan sapma
durumu.Esas tür tipine göre belirli karakterlerde görülen
farklılıklar.
Vakuol : Ökaryot
hücrelerin sitoplazması içerisinde sıvı, hava yada kısmen
sindirilmiş besin kapsayan tek zarla çevrili yapıların her
biri.
Valin : Protein
sentezine katılan amino asitlerden birisi.
Vaskular sistem : Ksilem
ve floemden oluşan bitki dokularında, ksilem tarafından su
ve suda erimiş maddelerin, floem tarafından fotosentez
ürünlerinin taşınmasını sağlayan iletim sistemi.
Vanadyum : İnsan
ve hayvanlar için gerekli bir eser (az miktarda bulunan)
elementidir.
Verimlilik : Birim
zamanda meydana getirilen yavru sayısı ile ölçülen, bir
bireyin yada populasyonun üreme kapasitesi.Fertilite.
Ventral : Bir
organizmanın karın kısmı (sırt kısmı dorsal).
Vejetasyon : Bitkinin
tohumdan gelişip tekrar tohum verecek hale gelene kadar
geçen dönemi.
Viroid : Bitki
hücrelerinde hastalık yapan, 400 ' e kadar ribonükleotitten
oluşan, virüslerden daha basit yapılı organizma.
Yağ asidi : Esterlerle
bileşikler yaparak yağ moleküllerini meydana getiren
maddeler.
Yapısal gen : Hücrenin
yapısı ve metabolizması için gerekli RNA ' ları kodlayan DNA
dizisine verilen genel ad.
Yüzme kesesi : Birçok
kemikli balıkta çeperi sindirim kanalı ile aynı yapıda, içi
hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge,
solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli yapı.
Zoospor : Tek
hücreli algler ve mantarlarda kamçılı, hareketli eşey
hücresi.
Zootoksin : Bir
organizma tarafından meydana getirilmiş toksik maddeler.

